|
|

|
“NE KA’ ÖLÜM, O KA’ PARA”
New York Borsası cuma günü askerler tarafından kahkahalar eşliğinde kapatıldı.
"Katiller el ele, daha neşeli ölümlere!" tablosu sakız gibi uzadı.
Bu, savaşın en alçakça fotoğrafıydı!
Bu savaşın en tiksindirici görüntüsü neydi?
Yüzü yanmış çocuklar mı?
Bush’un tartışmasız salak suratını acıklı açıklamaya hazırladığı sırada saçlarını taratırken
yakalanması mı?
Bazı Türk televizyonu ekranlarından salyalar fışkırtarak "Barış eylemcileri vatan hainidir" diye
bağıran çıldırmışlar mı? İzleyenleri "uzman manyağı" yapmak üzere hazırlanmış canlı yayınların
dilinin gitgide "ABD daha iyi nasıl vurur?" psikopatlığına sarması mı?
Bağdat sığınaklarında yüzleri darmadağın olmuş çocuklar "Korkuyoruz" diye bağırırken
ABD Savunma Bakanı Rumsfeld’in "Irak halkını özgürleştiriyoruz" derken neşesini gizleyememesi mi?
Savaşın "Allah aşkına bu gecede bizde izleyelim" ev gezmesi muhabbetine dönüşüp,
"Daha karpuz kesecektik" tadında "Daha bomba patlatacaktık" ısrarlarına ev sahipliği yapması mı?
"Bu savaş yüce amaçlara hizmet ediyor" açıklamalarının arasına sıkıştırılan
"Sevgili Iraklılar, n’olur petrol kuyularını yakmayın" cümleleri mi?
"Gömme muhabirlerin" (embedded reporters) askerlerle gezerken askerleşmesi ve savaşa neredeyse
aktif olarak katılmaları mı?
ABD ordularının komutanı Tommy Franks’in "Valla ne Saddam’ın ne de kimyasal silahların nerede
olduğunu biliyoruz. Biz öyle gelişine göre bombalıyoruz" tadında saçmalamaları mı?
Hayır...
Bayram ettiler!
Bu savaşın en tiksindirici görüntüsü New York Borsası’nın cuma günkü kapanışıydı.
Kaçırmış olanlar olabilir. Şöyle oldu: New York Borsası son yirmi yılın en büyük tırmanışını yaptı.
Silah sanayiinin hareketlenmesi ile birlikte borsa bayram etti.
Peki çocuklar kadar şen New York Borsası ne yaptı?
Kıymet bilir, vefalı borsacılar, ABD ordusundan asker kankalarını çağırıp bu mutlu borsa
gününün kapanış çanını, bir teşekkür mahiyetinde, komutanlara çaldırdı.
Ölüm hisseleri yükseliyor
Bir komutan kapanış çanını kahkahalar atarak çalarken borsanın ileri gelen
pislikleri de komutanı alkışlıyor ve kahkahalarını yükseltiyordu. O sırada Bağdat’ta
sirenler çalıyor, çocuklar, ABD borsalarını yükselten bombalardan kendilerini asla
koruyamayacak olan sığınaklara koşuyordu.
Irak halkı gebere gebere "özgürleştiriliyor", savaştan kâr eden alçaklar sevinçlerini
saklamaya bile gerek duymuyordu. "Katiller el ele, mutlu günlere!" tablosu sakız gibi uzuyordu.
Bu, bir insanın hayatı boyunca görebileceği en tiksinti verici, en alçakça, en insanlık dışı manzaraydı.
Para kandan kıymetlidir
Sistemler bir günlük ani virajlarda dönüşmezler.
Böyle, kanırta kanırta, kan ve insan eti öğüterek iflas ederler.
Ama bundan elli yıl sonra insanlık geriye dönüp baktığında bu savaş günlerini,
savaştan sonra ve savaş sırasında olup bitenleri bu sistemin dönüşüm günleri olarak anacak.
Dünkü pazar yazısında da yazıldığı gibi, birinci fotoğraf, İsrail tanklarının kasten ezdiği
barış eylemcisi kızın ölümü olacak. İkinci hatıra fotoğrafı da New York Borsası cuma şenliği.
Çünkü sistem, artık açık konuşmaya başladı. Sistem, "Para kandan kıymetlidir" dedi ve bunu söylerken
sırıttığını gizlemedi. Dünya sokaklarındaki ABD ve savaş karşıtı eylemler,
artık bu kadarını da "insanlığın içinin almadığının" göstergesi.
Bağdat üzerinde dumanlar yükseliyor. Çocuklar bulutları bir şeylere benzetme oyunu oynuyor
mudur acaba orada da? Önce kucağında bebekle koşan bir kadın oluyor duman, sonra yerde
yatan genç bir adam, sonra el ele tutuşmuş çocuklar, sonra herkes ölüyor bulutlarda.
Müjde müjde! İyimser havalar esiyor dünya borsalarında!
Ece Temelkuran ecetem@hotmail.com
Savaşa HAYIR - ANASAYFA
MİLLİYET Gazetesi' nde 24.03.2003 te yayınlanan Ece Temelkuran ın "Ne ka’ ölüm, o ka’ para" isimli yazısı.
Yazının orjinali için lütfen tıklayın
|
|
|
|