Sineport.com
index vizyondakiler boxoffice filmrehberi turksinemasi oscar festival
duvarkagitlari posterler fragmanlar dvd oyuncular yonetmenler duvarkagitlari
 
Site içi ARAMA




TFutbol.com - Tıklayın (İddaa Futbol Transfer)

Yeni Sinema Derginiz
Altyazı

www.sinanoglu.net
Hipernex

© 2000 - 2006
Sineport.com
Bütün hakları saklıdır.


Sineport.com

Marilyn Monroe 'nun Hikayesi


Sinema tarihinin en çok yazılan, konuşulan yıldızlarından biri olan Marilyn Monroe üzerine yazılmış bir imzasız yazı yayınlanır, "seksapel kraliçesi"nin ününün doruğ;undayken... Sözü fazla uzatmaya gerek yok, Resimli Hayat dergisinin 1954 Nisan sayısındaki yazı ile yalnız bırakayım sizleri...

FREUD BENi TANISAYDI...
Resimli Hayat, Nisan 1954, Sayı 24

     Sinema meraklıların "Sarışın Bomba" adını taktıkları seksapel kraliçesi Marilyn Monroe böyle diyor:"Freud beni tanısaydı, cinsiyet hakkındaki nazariyetleri değ;işirdi."

     Son iki yıl içinde en çok konuşulan yıldız hiç şüphesiz Marilyn Monroe'dur. Bu sarışın dilber güzelliği ve cana yakınlığiyle sinema âleminde bir bomba tesiri yaptı. Gazeteler, dergiler ver yansın edip durmadan ondan bahsediyorlar. Güzel sarışın her gün ayrı bir pozu ile gözlerimize bir ziyafet çekiyor, ne gazeteler basmaktan bıkıyor, ne de okuyucular seyretmekten... Ama bu sarışın kız da ele avuca sığ;ar gibi değ;il hani, öyle işler yapıyor, öyle lâflar ediyor ki dayanılır gibi değ;il... Marilyn Monroe haberleri bir zincir gibi birbirine bağ;lanıyor. işte evlendi, artık dedikodular biter diyoruz, bir de bakıyoruz balayına Tokyo'ya gidiyor, gazetecilere çamaşır giymediğ;ini söylüyor, Japon iktisatçıları çamaşır sanayiinde kriz olacak diye telâşlanıyorlar. Sonra balayını yarıda bırakıp Kore'ye gidiyor. "Hayatımda bu kadar erkeğ;i bir arada görmedim " diye seviniyor. Müttefik askerleri bayram yapıyorlar. Kıyametler kopuyor; sarışın bomba, tayyarenin arka kapısından güç belâ çıkarılıyor, daha doğrusu kaçırılıyor. Arkasında bir pantolonla gömlek var, ayaklarında postallar, "Ben böyle de güzelim!" diye meydan okuyarak gülüyor.

     Derken bir havadis daha: Marilyn Monroe gömleğinin düğmelerini iliklememiş, üşümüş, zatürree olmuş! Marilyn'in o kadar çok duacısı var ki, çok yakında iyileşeceğ;inden şüphe edilemez. Türkiye'de bile, birkaç gazeteci de dahil bir "Marilyn Monroe'yu sevenler klübü" kuruldu. Ama insan bu kadar güzel, üstelik bu kadar tatlı ve cana yakın olursa nasıl sevilmez, değil mi?

* * *

     Marilyn Monroe'nun asıl adı Norma Jean'dır. Los Angeles yetimhanesinde dünyaya gelmiştir. Babasını tanımaz. Annesi de çok küçükken öldü. 15 yaşındayken yetimhaneden kaçtı. Genç bir denizciyle evlendi. Bu evlilik ancak bir yıl sürdü. Genç kız gittikçe güzelleşiyor, bu güzelliğ;inden faydalanmak istiyordu. Kocasından ayrılıp modellik etmeğ;e başladı.

     17 yaşında Marilyn Monroe adıyla "Koro Kızı" filminde rol aldı. "Her şey Havva için", "Aşk Ağı" ve "Gece Döğüşü" filmlerinde de oynadı. Son filimde küçük bir rolü olduğu halde afişlere adı yazıldı. Zaten Marilyn'in bu bakımdan çok şansı vardır. Şöhretine erişirken perde arkası yardımlar çok gördü. Rejisör Darryl Zanuck, Fox'da çevirdiğ;i her film için yardım edeceğini söyledi. "Dönüşü Olmayan Nehir" filmi için Marilyn'le birlikte Kanada'ya kadar gitti.

     Joseph Cotten, Jean Peters ve Casey Adams'la birlikte çevirdiğ;i "Niagara" filmi son yılların en çok beğenilen filmlerinden biridir. Amerikan filmcileri Niagara şelâlesini birçok defalar filme almışlar, güzelliklerinden bol bol faydalanmışlardır, ama Niagara şelâlesi bütün renkleri ve güzelliğ;iyle en iyi Marilyn'in filminde gösterilmiştir. Çünkü bu filmde, sinema yazarlarının diliyle iki tabiât harikası Niagara, Marilyn Monroe bir arada görülmektedir. Bu iki harikanın yanıbaşında da alelâde bir mevzu vardı. Kıskanç bir kocayla (Joseph Cotten) mücadele eden genç bir kadının (Marilyn Monroe) hikâyesidir. Marilyn Monroe ucuz bir lokantada garsonluk ederken Joseph Cotten'le evlenir, sonra kıskanç bir erkeğ;in çektirdiğ;i birçok işkencelere katlanır. Film çevirilikken şelâlenin karşısına Bungalow stilinde bir otel yapılmıştır. Film bittikten sonra o havalinin yerlilerinden biri akıllıca bir kazanç yolu bulmuş, Bungalow'un üzerine "Burada Marilyn Monroe uyudu, giriş 50 cent" diye bir yazı koyup gelen seyyahlardan para almanın kolayını bulmuştu.

"Niagara" filminde, bilhassa erkek seyircilerin ilgisini çekmek için, Marilyn Monroe'un çıplak olarak gösterildiğ;i bir banyo sahnesi vardı. Bu sahnede sudan başka hiçbir elbisesi olmıyan genç kadının silûeti çırılçıplak görülmektedir.

     Filmin başka bir sahnesinde de Marilyn Monroe kendi el çantasını taşır ve düşürür. Çantadan 1 tarak, 1 dudak boyası, 1 pudra, 1 rimel, 1 rehber, not defteri, mendil, tırnak cilâsı, bozuk bir bilezik, küpe, çek defteri, eski mektuplar, parfüm, çengelli iğ;ne, ayna, otomobil anahtarı ve daha ufak tefek birçok şeyler çıktı. işin hoş tarafı Marilyn'in çantası da küçük bir çantaydı.

Marilyn Monroe gazetecilerle çok iyi geçinir, onların bütün suallerini cevaplandırır. Onunla konuşmak için saatlerce bekliyen, sabırsızlanan gazeteciler yüzünü görünce yumuşayıverirler. Bu güzel sarışın bir anda en öfkeli insanları bile fethedebilir. O, erkekler arasında yapılan bir rüya anketinde, erkeklerin rüyalarında en çok gördükleri kadındır. Altı buçuk milyon erkeğ;in rüyasına girmiştir. Bu bakımdan ona rüyalar kraliçesi diyebiliriz. Ama Marilyn yalnız rüyalarda değ;il, birçok yerlerde ön plânda gelmektedir.

     O ortaya çıkalı beri öbür sarışınların pabucu dama atıldı, Betty Grable'in, Lana Turner'in, hattâ Rita'nın lâfı edilmez oldu artık. Varsa yoksa Marilyn Monroe!..



Türk Sineması Ana Sayfa       Bir imzalı fotoğraf