|
|

|
“DERİN IRAK”
Ne yazıyor, ne diyorlar :
“ABD Ordusu elini kolunu sallaya sallaya Bağdat’a girecek.”
Oh ne iyi, kan, barut, gözyaşı yok yani.
Sahi bu kadar basit mi?..
Gelin akıl yürütelim :
ABD, Irak’ta sürekli kimyasal silah aradı. Buldu mu? Hayır.
Irak’ta kimyasal silah yok mu? Var. Peki ABD niye bulamadı?
CIA, son 10 yılda Saddam’ı devirmek için onca darbe planı yapıp, suikast girişiminde bulundu. Başarılı oldu mu? Hayır!
ABD, Irak yönetimini bölmek istedi, bu amaçla milyar dolar harcadı. Başarılı oldu mu? Hayır!
Soruları artırabiliriz. Ancak değerlendirme bölümüne geçelim:
Irak’ın bir “derin devleti” olduğunu sanıyorum tahmin ediyorsunuzdur. Peki bu “derin devleti” kim, nasıl kurdu, biliyor musunuz?
Irak’taki “derin devleti” iyi kavrayabilmeniz için, size bazı bilgiler aktarmak istiyorum.
Irak’ın son 60 yılına, Bağdat’ın 160 km kuzeyindeki Tikrit kasabasının küçük El Oce köyündeki bir aile damgasını vurdu.
Bu aile Saddam Hüseyin’in ailesidir.
Bu ailede ilk öne çıkan isim, Saddam’ın dayısı General Hayrullah Tulfan’dır.
Dayı Tulfan, Reşid el- Keylani başkanlığında 1941 yılında, Nazi Almanya’sının desteğiyle, İngiltere’ye karşı askeri darbe yaptı. Ancak İngilizlerin bu darbeyi alaşağı etmesi uzun sürmedi.
Fakat dayı Tulfan “davasından” hiç vazgeçmedi. 1957 yılında yeğeni Saddam’ı, illegal olarak faaliyet gösteren Baas partisine aldı.
O tarihte “ebedi misyona sahip bir Arap ulusu” oluşturma iddiasında olan Baas’ın sadece 300 üyesi vardı.
Bir yıl sonra, 14 Temmuz 1958’de General Kasım İngilizci kraliyet rejimini devirip Cumhuriyet ilan etti. Annesi Şii Kürt, babası Sünni Arap olan General Kasım Irak mozaiğinin simgesiydi. Ancak, “Arap vatanın bir bölümü Komünistlere ve Kürtlere peşkeş çekiliyor” diyen ve Mısır, Suriye ile birleşip, güçlü “Birleşik Arap Cumhuriyeti” kurmak isteyen Baas, “hain” diye değerlendirdiği General Kasım’a suikast düzenledi.
Saldırıda General Kasım’ın şoförü ve korumaları öldü.
Tetikcilerden biri kimdi: Baas’ın en gözü kara militanı Saddam Hüseyin!
Saldırıda bacağından yaralanan 22 yaşındaki Saddam, Suriye’ye oradan Mısır’a kaçtı.
9 Şubat 1963’teki Baas darbesine sürgün yaşadı.
Baas darbesinin en güçlü adamı, Saddam’ın bir diğer akrabası, kuzeni General Hasan El Bekr’di.
Ama darbe uzun ömürlü olamadı aynı yıl yıkıldı. Saddam tutuklandı.
İki yıl cezaevinde kaldı.
CİHAZ HENİN
Cezaevinden özel afla çıkan Saddam, Baas genel sekreter yardımcılığına getirildi. Görevi, partinin güvenliğini sağlayacak, düşmanları ürkütecek bir Baas milis gücü oluşturmaktı.
Cihaz Henin (Arzu Cihazı) adı verilen Baas’ın bu gizli polis gücü acımasızlığı ile ünlendi.
17 Temmuz 1968’de Baas, yeni bir darbe ile iktidarı tekrar ele geçirdi.
Saddam’ın kuzeni General Hasan El Bekr devlet başkanlığı koltuğuna oturdu.
Baas’ın gizli polis gücünün başındaki Saddam darbenin ikinci adamıydı.
Saddam’ın üvey kardeşi Barzan Tikriti de, Irak istihbarat teşkilatının başına getirildi.
16 Haziran 1979’da kuzen General El Bekr, Saddam tarafından zorunlu emekliğe ayrıldı ve Irak’ta ipler tamamen “ derin” Saddam’ın eline geçti.
Gelelim sonuç bölümüne ;
Irak’taki kimyasal silahları bulamayan, onca darbe teşebbüsünden başarı elde edemeyen, Irak yönetimini bölemeyen ABD, “elini koluna sallaya sallaya girdiği” Bağdat’a nasıl hakim olacak?
Soru çok:
ABD’nin cephe savaşını kazanması, savaşı kazandığı anlamına gelir mi? “Derin Irak” ABD’ye tamamen teslim olur mu? Baas’ın gizli yeraltı örgütü Cihaz Cenin, işgalci ordulara karşı neler yapabilir?
SONUÇ :
Mogadişu’ya (Somali) giremeyen, kafasını Kabil’den (Afganistan) çıkaramayan ABD, “derin” Irak’a hakim olacak öyle mi?
Uğur İPEKÇİ uguripekci@haberturk.com
HABERTURK Gazetesi' nde 07.02.2003 te yayınlanan Uğur İPEKÇİ nin "DERİN IRAK" isimli yazısı.
Yazının orjinali için lütfen tıklayın
Savaşa HAYIR - ANASAYFA
|
|
|
|